Bu konuyu her düşündüğünde karşısına aynı sorun çıkıyordu: yalnızca iki kişiydiler ve içlerinden en az -en az- biri deliydi.
Nick Hornby
Bir Erkek Hakkında
Bu konuyu her düşündüğünde karşısına aynı sorun çıkıyordu: yalnızca iki kişiydiler ve içlerinden en az -en az- biri deliydi.
Nick Hornby
Bir Erkek Hakkında
Normal insanlara pek benzemez.
Normal insanlara pek benzemez?
Yani basitçe söylemek gerekirse olayları sıradan standartlara göre düşünmez.
Yine başımı salladım. Fakat olayları sıradan standartlara göre düşünmemenin ne anlama geldiği hakkında hiçbir fikrim yoktu.
Yani, farklı bir insan mıdır?
Oşima başını iki yana salladı. Hayır, öyle değil. Farklı bir insan arıyorsan, ben farklı bir insanımdır. Saeki Hanım ise sıradan görüşlere pek aldırış etmez.
Sahilde Kafka
Haruki Murakami
Her çağda, tanıkların ve yazıp çizenlerin büyük çoğunluğu eğitim görmüş sınıflardan çıkar; bu da tarih boyunca gerçekliğin azınlık tarafından saptırılmasına neden olur.
…çünkü insan bu mahkemeye karşı kendini savunamaz, itiraf etmek kaçınılmazdır. Siz de ilk fırsatta itirafta bulunun. Ancak ondan sonra işin içinden sıyrılma olanağı vardır, evet, ancak ondan sonra.
Kırılası ellerim yazdı, kahrolası aklım uydurdu onları. Şimdiyse bütün varlığımın can düşmanı oldular. Hepsi hepsi on beş-yirmi tamamlanmamış öykü.
Giderek karanlığa karıştı, karanlığa dönüştü. Onunla dertleşti; acılarını ve onulmaz açlığını anlattı. Ona sevgilim, dostum, kardeşim dedi. Onunla birlikte duvardaki çıkıntıları bilmem hangi uygarlığın kabartma yazısı niyetine okudu, okuduklarından hikayeler, şiirler derledi; derlediklerini karanlığa, o ebedi dostuna adadı. Ve sonra hikaye bitince, şiir tükenince zulmetin onu kuşatmasını, sarmasını, kucaklamasını diledi. Onda erimek, o olmak istedi. Sonsuz gecenin bir vaktinde şefkatli ve şehvetli karanlık onun kendisine yönelmiş erkekliğini içine çekiverince, somurunca, tüketince, bir an, tohumlarını karanlığın rahmine boşalttığı an, karanlıkla gerçekten bütünleştiğini, sanki o olduğunu düşledi. Ama karanlığı gördüğü düşünden hiçbir şey göremediği bir karanlığa uyanınca çoğalmanın bereketinden tarifsizce ürktü.
Sükut Ayyuka Çıkar
Yücel Balku
Adem’in bundan haberdar olup olmadığını bilmiyordum ama okuma tutkunu biri olduğuna ve bu ülkede okuma hastalığı çizgi romanlarla başladığına göre bu mümkündü.
Minik kızlarım,
Karşı cinsle ilişkilerinizde, ben muhafazakarlaşıp karşı çıksam bile, özgür olun. Ama ilişkilerdeki tarzınızın sizin kültürünüzün, kadınlık onurunuzun ve bedeninize duyduğunuz saygının birer göstergesi olduğunu bilin ve unutmayın. Aşkı göz ardı etmeyin; onun bizi içgüdüleriyle hareket eden hayvanlardan ayıran en önemli fark olduğunu; velakin gerçek değil, insanlık tarihi boyunca kurgulanmış kolektif ama yapay bir duygu olduğunu hep akılda tutun. Kanılması gereken yalanlar vardır ve onlara kanmazsak hayat dayanılmaz olur.
Sükut Ayyuka Çıkar
Yücel Balku
Ardından, genç bir yazara verilebilecek en iyi öğüdü veriyor bana: ‘Soru cümlelerinin sonuna soru işareti koymayı unutma. Nasıl etkili olduğunu tahmin edemezsin.’
Yan Etkiler
Woody Allen
Paris: Islak kaldırımlar. Ve ışık, her yerde ışıklar! Bir sokak kahvesinde bir adamla karşılaşıyorum. André Malraux bu. Ne tuhaftır ki, o, benim André Malraux olduğumu düşünüyor. Ben kendisinin Malraux olduğunu, benimse öğrenci olduğumu anlatmaya çalışıyorum. Bunu duyunca rahatlıyor çünkü Madam Malraux’dan çok hoşlanıyor ve onun benim karım olmasından büyük rahatsızlık duyacağını söylüyor. Ciddi konulardan konuşuyoruz ve bana, insanın kaderini tayin etmekte özgür olduğunu ve ölümün hayatın bir parçası olduğu idrak edilene kadar varlığın tam olarak anlaşılamayacağını söylüyor. Ondan sonra bana bir tavşan ayağı satmaya çalışıyor. Yıllar sonra birlikte yemeğe çıkıyoruz ve yine benim Malraux olduğumu söylüyor. Bu kez bozmuyorum onu ve sonunda meyve salatasını ben yiyorum.
Yan Etkiler
Woody Allen